Diyarbakır Haber 22.03.2026 - 02:14 7 Dk

Abdullah Öcalan'dan Newroz'da Ortadoğu İçin Birlik ve Barış Çağrısı

Amed Newrozu'nda okunan Abdullah Öcalan'ın mesajında, Ortadoğu'da barış, demokratik entegrasyon ve halkların bir arada özgürce yaşaması vurgulandı. Öcalan, bölgedeki çatışmalara son verilmesi gerektiğini belirtti.

Abdullah Öcalan'dan Newroz'da Ortadoğu İçin Birlik ve Barış Çağrısı

Diyarbakır'da coşkulu kalabalıkların bir araya geldiği Amed Newrozu kutlamalarında, merakla beklenen Abdullah Öcalan'ın mesajı kamuoyuyla paylaşıldı. İmralı Cezaevi'nde uzun yıllar Abdullah Öcalan ile birlikte kalan Veysi Aktaş ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) temsilcisi Medya Aslan tarafından okunan mesaj, bölge halklarına önemli çağrılar içeriyordu.

KAOSU HALKLARIN BAHARINA ÇEVİRMEK ELİMİZDE

Öcalan'ın mesajı, Newroz'u Ortadoğu halklarının binlerce yıldır süregelen diriliş, direniş ve bahar bayramı olarak tanımlayarak başladı. Newroz'un, halkların direniş ve yeniden doğuş ruhunu canlandırdığına dikkat çekildi.

Mesajda, Newroz'daki sembollerin ve kişiliklerin Ortadoğu coğrafyasının ruhunu yansıttığı belirtildi. Dehaq'ın devletli uygarlık sisteminin, omuzlarındaki yılanların Asur devletinin vahşetinin, Demirci Kawa'nın ise zulme karşı direnişin sembolü olduğu ifade edildi.

Ortadoğu'da bin yıldır devam eden din, mezhep ve kültür savaşlarının, halkların birlikte yaşama kültürüne büyük bir darbe vurduğu vurgulandı. Her kimlik ve inancın kendi içine kapanarak ve "öteki"ni düşmanlaştırarak var olma çabası sürdükçe, halklar arasındaki uçurumun derinleştiği belirtildi. Ortak değerlerin ve kültürün yok sayıldığı, farklılıkların ise savaş nedeni haline getirildiği eleştirisi yapıldı.

Bölgede güncel olarak sürdürülen köhne politikaların felaketleri beraberinde getirdiği, bastırma, yok sayma ve düşmanlaştırma siyasetlerinin yarattığı ayrılıkların emperyal müdahalelere zemin oluşturduğu ifade edildi.

Avrupa'daki din ve mezhep savaşlarının 1648 Westfalya Antlaşması ile sona ermesine karşın, Ortadoğu'da bu çatışmaların günümüze dek sürmesinin derin trajedilere yol açtığına değinildi. Mesajda, bugün kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşamasını sağlama imkanının bulunduğu, Ortadoğu'da yaratılmak istenen savaş ve kaos ortamının "halkların baharına çevrilmesinin" mümkün olduğu belirtildi.

BİR ARADA YAŞAMANIN YOLU ARALANDI

Tarihin gizlenen sayfalarının açıldığına, halklar arası barışın ve demokratik uluslaşmanın imkanlarının arttığına işaret edildi. Sünni, Şii devlet geleneklerinin ve milliyetçi yaklaşımların aşılmasıyla, halklar arası özgür birlikteliğin mümkün hale geldiği belirtildi.

Mesajda, 27 Şubat 2025 tarihinde başlatılan sürecin, Newroz ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden canlandırmayı hedeflediği kaydedildi. Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışların aşılarak demokratik entegrasyon temelinde birleşilebileceğine ve birlikte var olunabileceğine inanılması gerektiği ifade edildi. Tarihte olduğu gibi günümüzde de savaş dayatmalarının, yoksulluğun ve barbarlığın geriletilebileceği bilincine varılması çağrısı yapıldı.

NEWROZ KOMÜNAL YAŞAMI TEMSİL ETMEKTEDİR

2026 Newrozu'nun, tarihin tüm ihtişamıyla güncellenmesi anlamına geldiği belirtildi. Tarihin "şimdileştiği", gerçek kültürel temelde bilince ulaşma yönünde büyük bir fırsatın yakalandığı vurgulandı. Newroz'un anlam ve gücünün "şimdi" olarak tarih sahnesine çıktığı ve bu yılın ile gelecek yılların Newrozlarının böyle tarihsel bir öneme sahip olduğu ifade edildi.

Mesajda, 2026 Newrozu'nun kökleri üzerinden dirilerek, demokratikleşme ve demokratik entegrasyon yolunda büyük bir hamleyle "şimdileştiği", adeta "Newrozlaştığı" belirtildi. Newroz'un tarihte olduğu gibi Ortadoğu merkezinde ağırlığını ortaya koyarak yeniden dirilişe geçtiği ve demokratik entegrasyon olarak tüm bölgede rolünü oynadığı ifade edildi. Bu "büyük şimdileşmenin" yaşandığı ve devam edeceği kaydedildi.

Şimdiye dek Newroz'un sembolik değerlerle kutlandığına dikkat çekilerek, artık Newroz'un bir hayali veya ütopyayı değil, gerçekleşen, gelişen bir komünal yaşamı temsil ettiği vurgulandı. Newroz'un, hem anlam hem de fiziksel olarak kendimizi gerçekleştireceğimiz gün olduğu belirtildi.

YENİ BİR ÖZGÜRLÜK AHLAKINA YÜKLENELİM

Öcalan, Newroz'da bireylerin yetersiz ilişkilerden ve anlamlardan arınarak, yetkin bir ilişki tarzı ve derin bir anlamla yeni bir özgürlük ahlakı ve estetik anlayışıyla yaşama sarılması gerektiğini ifade etti.

"Jin, Jiyan, Azadî" felsefesinin tüm ilişkilerde pratikleştirilerek özgür bir yaşama kavuşulması çağrısı yapıldı. Newroz'un artık bir umut, hayal ya da teori değil, bir pratikleşme anı olduğunun bilincine varılması ve bu ana yetkin bir bilinçle karşılık verilmesi gerektiği vurgulandı.

Mesajda, Newroz vesilesiyle bu yılın tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevrilmesinin, halkların dostluk ve dayanışma geleneğinin egemen kılınmasının mümkün olduğu belirtildi. Etnik ve dini-mezhepsel temeldeki parçalanmaya ve kardeş kavgasına son verilerek, tüm kültürlerin ve inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğinin sağlanabileceği ifade edildi.

Kapitalist modernitenin yarattığı büyük toplumsal ve ekolojik çöküşe karşı, demokratik modernitenin demokratik siyaset, ekolojik ve kadın özgürlükçü çözümlerinin Newroz'un özgürlük ruhuna bağlı olarak geliştirildiği kaydedildi.

HEGEMONİK GÜÇLERE FIRSAT VERMEYELİM

Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu'nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. Tarihte olduğu gibi günümüzde de bu büyük kültürün kendini özgürce ve gerçek kimlikleri temelinde ifade etmesinin, bütünleşmesinin önündeki engellerin birlikte aşılabileceği belirtildi. Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığının geride bırakılıp, halkların binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünün esas alınmasıyla aşılamayacak engel kalmayacağı ifade edildi.

Böyle bir birliktelik ruhuyla demokratik siyasetin armağan edilmesinin de mümkün olduğu belirtildi. Ezilenlerin binlerce yıllık mücadelesinin taçlandırılması için bunun mekânının, Doğu'da veya Batı'daki kapitalist kültür ortamında değil, Ortadoğu'nun gerçek özgürlük ortamında bulunabileceği kaydedildi. Demokratik entegrasyonun bu topraklarda gerçek bir buluşma ve yeni bir insanlık, kardeşlik, dayanışma, dostluk temelinde gerçekleştirilerek güncellenebileceği ifade edildi.

Abdullah Öcalan, mesajının sonunda tüm halkların Ramazan Bayramı'nı kutlayarak, bayramın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.

2026 Newrozu'nun ilk defa halkların gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlandığına dikkat çeken Öcalan, bu ruha ve iradeye tüm gücüyle katıldığını belirtti. Bu yıl gerçek anlamıyla "Yeni Gün" olarak kutlanmaya değer hale gelen Newroz'un, önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diledi ve tüm halklara barış temennisinde bulunarak selamlarını iletti.

Sıradaki Haber Yükleniyor...

antalya escort

bodrum escort