Diyarbakır Haber 26.04.2026 - 01:57

Amed Tiyatro Festivali'nde Kadın Mücadelesi ve İfade Özgürlüğü

11. Uluslararası Amed Tiyatro Festivali'nin üçüncü günü, kadın mücadelesi ve ifade özgürlüğünü merkeze alan paneller ve tiyatro oyunlarıyla izleyicilere dolu dolu anlar yaşattı. Sahneden barış mesajları yükseldi.

Amed Tiyatro Festivali'nde Kadın Mücadelesi ve İfade Özgürlüğü

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT) ev sahipliğinde düzenlenen 11. Uluslararası Amed Tiyatro Festivali, üçüncü gününde sanatseverlere yoğun ve düşündürücü bir program sundu. Kadın mücadelesi ve ifade özgürlüğü temalarının öne çıktığı festival günü, paneller ve çarpıcı tiyatro gösterimleriyle dikkat çekti.

Tiyatronun Dönüşümü Paneli: Katılımcılık Vurgusu

Günün önemli etkinliklerinden biri, Süreyya Karacabey moderatörlüğünde gerçekleşen "Tiyatronun Dönüşümü" başlıklı paneldi. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) Başkanı Dr. Jessica Kaahwa'nın konuşmacı olarak yer aldığı panelde, "katılımcı tiyatro" yaklaşımı detaylı bir şekilde ele alındı. Kaahwa, tiyatronun sadece izlenen değil, aynı zamanda birlikte inşa edilen bir alan olduğunu vurgulayarak toplumsal etkileşimin kritik rolüne işaret etti.

Konuşmasının bir bölümünde gönüllü izleyicileri sahneye davet eden Kaahwa, doğaçlama bir performansla çatışmadan anlayışa uzanan süreci somut bir örnekle gözler önüne serdi. Dr. Kaahwa, "Barış, yavaş ama mümkün bir süreçtir" sözleriyle barışın tesisinde herkesin sorumluluk alması gerektiğinin altını çizdi.

"Cesur Kadınlar": Direnişin Sahnedeki İzleri

Festival programının en etkileyici yapımlarından biri, İsviçre'den beş kadın tiyatrocunun ortak çalışması olan "Cesur Kadınlar – Şimdiye Hatırlatma" (Mutige Frauen – Erinnern ins Jetzt) adlı oyundu. Yönetmenliğini ve metin uyarlamasını Anina Jendreyko'nun üstlendiği bu özel yapım, farklı dönem ve coğrafyalarda baskıya karşı direniş gösteren kadınların hikâyelerini sahneye taşıdı.

Gerçek yaşam öykülerinden ilham alan oyun, korku ve çaresizliğin nasıl bir cesarete dönüştüğünü güçlü bir dille aktardı. Eren Keskin, Nagihan Akarsel, Hevrîn Xelef ve Emma Goldman gibi ilham verici figürlerden esinlenen eser; Carmen Dalfogo, Berfin Emektar, Ewi Saoulidou ve Clémence Gabrielidis'in performanslarıyla hayat buldu. Şarkıların, dansın ve sözün iç içe geçtiği bu yapım, izleyiciye hem duygusal hem de politik bir deneyim sunarak büyük beğeni topladı.

"Bahar Noktası Soruşturması": İfade Özgürlüğüne Çağrı

Festivalde sahnelenen bir diğer dikkat çekici oyun ise BGST Tiyatro'nun yeni prodüksiyonu olan "Bahar Noktası Soruşturması"ydı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi Büyük Salon'da sanatseverlerle buluşan bu eser, William Shakespeare'in "Bir Yaz Gecesi Rüyası"nın Can Yücel tarafından yapılan "Bahar Noktası" çevirisinden yola çıkarak hazırlandı.

Kolektif bir ekibin rejisini ve kurgusunu üstlendiği oyun, iki katmanlı anlatı yapısıyla öne çıktı. Bir yandan Shakespeare'in masalsı ve büyülü dünyası sahnede canlandırılırken, diğer yandan oyuncuların ifadeleri ve soruşturma tutanaklarıyla örülü bir hikâye izleyiciye sunuldu. Sahnedeki rüya atmosferi, oyun ilerledikçe bir soruşturma alanına evrilerek tiyatronun ifade özgürlüğü ve kamusal alanla ilişkisini güçlü bir politik çerçevede tartışmaya açtı.

Eşbaşkan Bucak'tan Kadın Mücadelesine Vurgu

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da festivalin önemli yapımlarından "Cesur Kadınlar – Şimdiye Hatırlatma" (Mutige Frauen – Erinnern ins Jetzt) oyununu izleyenler arasındaydı. Oyunun ardından sahneye çıkarak oyunculara plaket takdim eden Bucak, kadın mücadelesinin evrensel niteliğine dikkat çekti.

Bucak, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Hakikaten kadınların dilinin ne kadar evrensel olduğunu; barış ve özgürlük için verdikleri mücadelenin enternasyonal niteliğini, kadının kadının yurdu olduğunu ve her kadının bir başkasının hafızası olduğunu Nagihanlardan Claralara uzanan bir hatla hiç bitmeyeceğini gösteren bir oyundu."

Sıradaki Haber Yükleniyor...

antalya escort

bodrum escort