Diyarbakır Haber 22.03.2026 - 02:11 5 Dk

Bakırhan'dan Amed Newroz'unda Kritik Çağrılar

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Newroz kutlamalarında yüzbinlere hitap etti. Bakırhan, Kürt sorununun çözümü ve Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüne dair önemli mesajlar verdi.

Bakırhan'dan Amed Newroz'unda Kritik Çağrılar

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’daki (Amed) Newroz kutlamalarına katılarak yüz binlerce kişiye seslendi. Bakırhan, konuşmasında Kürt sorununun çözümü, bölgesel barış ve Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne yönelik kritik mesajlar iletti.

Günü Kurtarma Derdinde Olanlar Geleceği Kaybeder

Konuşmasına bölgeden gelen konukları selamlayarak başlayan Bakırhan, Ortadoğu'daki mevcut durumu “her sınırın bir yara, her başkentin bir yangın yeri” olarak nitelendirdi ve bu yangının merkezinde Kürtlerin ve Kürt coğrafyasının bulunduğunu belirtti. Kürtlerin hem kendi güvenliklerini sağlamaya hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalıştığını vurgulayan Bakırhan, “Kürt halkı ve siyasi iradesi, tüm mağdur olanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat olduğunu dile getirerek, Kürt meselesini çözen bir Türkiye’nin bölgede güçlü bir aktör olacağının altını çizdi. “Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir” diyen Bakırhan, kaybedilecek zamanın ve harcanacak başka bir neslin olmadığını vurguladı. Eş Genel Başkan, “Günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. Geleceğimizi kazanmak için demokratik bir zemini hep birlikte büyütelim” çağrısında bulundu. Geçmişin acılarının geleceği daha fazla kanatmamasını temenni eden Bakırhan, 86 milyon için eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye’nin inşasına davet etti. Türkiye’nin geleceğinin cezaevlerinde değil, mecliste, meydanlarda ve demokrasi zemininde olduğunu belirtti.

Kürtlerin Talebi Kimliğin Tanınması ve Ortaklıktır

Bakırhan, Kürtlerin taleplerini net bir şekilde ifade ederek, kimliğinin tanınması, ana dilde eğitim, anayasal güvence, yerel demokrasi ve eşit yurttaşlık istediğini yineledi. Cumhuriyetin kuruluşunda Kürtlerin cephelerde ve mecliste ortak olduğunu, ülkenin birlikte kurulduğunu ve bedellerin birlikte ödendiğini hatırlattı. Felaketlerde ve acılarda ortak olanların saadette de ortak olması gerektiğini savunan Bakırhan, sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemediklerini ve bu kaderi değiştirme arzusunda olduklarını belirtti. “Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabiliriz. Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır” diyen Bakırhan, inkar yerine tanınmanın, lütuf yerine hakkın esas alınması gerektiğini ifade etti. Kürtlerin yönetimde ortak olmak ve devletle müzakere yapmak istediğini dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın Kürt meselesini idam sehpasından masaya, isyandan inşaya taşıdığını belirten Bakırhan, bu inşa sürecinin bir gün mutlaka barışla taçlanacağını ifade etti. Kürtlere güvenlik penceresinden değil, ortak yaşam penceresinden bakılması gerektiğini vurguladı.

Eyleme Geçme Zamanı: Silahlar Susmalı, Hukuki Güvence Sağlanmalı

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı tarihi çağrının üzerinden bir yıl geçtiğini, silahların susturulduğunu ve yakıldığını hatırlattı. Halkın sabırla ve umutla süreci bugüne kadar taşıdığını belirterek teşekkürlerini sundu. Artık sıra barış yasalarında, hukuki güvencede, devlette ve iktidarda olduğunu söyledi. “Sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır” diyen Bakırhan, cezaevlerinde binlerce siyasi tutuklunun olduğunu, dağdakilerin demokratik siyasete katılması, sürgündekilerin evlerine dönebilmesi gerektiğini savundu. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsağın özgürlüğüne kavuşmasını talep etti. Halkın iradesini gasp eden kayyımların görevi bırakması gerektiğini ve Abdullah Öcalan’ın statüsü ile çalışma koşullarının yasal düzenlemelerle teminat altına alınarak, Amed’de halkıyla buluşmasının önünün açılmasını istedi.

Devlete, Muhalefete, Kamuoyuna ve Kürt Halkına Çağrılar

Tuncer Bakırhan, konuşmasının sonunda dört ayrı çağrıda bulundu:

  • Devlete ve Yürütme Erki’ne: Barış hukukunun oluşturulması ve demokratik dönüşüme kapıların açılması çağrısı yaptı. 2025’in silahların yakıldığı yıl olduğunu, 2026’nın ise özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olmasını temenni etti.
  • Muhalefete: Barıştan korkulmaması gerektiğini, barışın demokratik güçlenme anlamına geldiğini ve muhalefetin güçlenmesi için barışı desteklemenin 86 milyona borç olduğunu belirtti.
  • Türkiye Kamuoyuna: Yarım asırlık çatışmanın bedelinin Türkiye’nin her köşesinde ağır ödendiğini vurgulayarak, daha fazla bedel ödenmemesi, kucaklaşma ve helalleşme zamanının geldiğini ifade etti.
  • Kürt Halkına: Kürtler arası demokratik birliğin artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Bölgenin zorlu süreçlerden geçerken ayrılık ve gayrılığın olmaması, demokratik birliğin gecikmeden kurulması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, sözlerini tamamlarken, Diyarbakır Newroz meydanında yakılan ateşin bir dönemin kapanışının ve yeni bir dönemin açılışının müjdecisi olduğunu, bunun isyandan inşaya geçişin Newrozu olduğunu söyledi. Bu Newroz ateşinin hiç sönmeyeceğini, mücadelenin durmayacağını, iradenin asla boyun eğmeyeceğini ve bu meydanın, bu halkın mutlaka kazanacağını vurguladı.

Sıradaki Haber Yükleniyor...

antalya escort

bodrum escort